Basketbol Takımımız
Gönderen HuseyinErdogan - Şubat 24 2009 18:04:47
Beyaz gölge dizisi televizyonun en sevilen dizisi.Artık çocuklar babalarından basketbol topu istiyorlar her tarafta basket potaları ve basket oynayan gençler.Böyle bir ortamda Akçamspor’a bir de basketbol takımı kuralım diye bir fikir doğdu.
Haber Metni


Bir basketbol takımı için gerekenleri düşündük.Önce bir coach (koç),formalar,toplar,saha,sporcular,rakipler.Bir de doğal olarak PARA.

Baba Ahmet aynı zamanda basketbolu da iyi bilen bir arkadaşımızdı.Yenilevent Lisesinde basketbol takımında da oynamıştı.



Ben seve seve ilgilenirim ama eğiticiliği bilen birini bulmamız daha iyi olur dedi.O zamanlar Eczacıbaşı basketbolda bugünkü Efespilsen gibiydi.Horoz lakaplı Yenilevent’ten bir arkadaş Eczacıbaşı basketbol takımında alt yapı da hocaydı.Ahmet onunla konuşacağını ve ikna ederse bu iş için çok iyi bir seçim olacağını söyledi.O arada Ahmet hocalık (koçluk) yapacaktı.Mahalledeki basketi seven gençlere basketbol takımı kuracağımızı söyledik.Çok sevindiler üst yaş sınırını 1968 doğumlular olarak tesbit ettik.Elimizde ki en iyi oyuncularımız futbol takımımızdan Çağ Kesici ile Akçam sokak’ta oturan Cenk vardı. Diğer arkadaşları da onlar buldular.Birlikte tek pota oynadıkları arkadaşları ve okullarından bir iki arkadaşları .Ki bunlardan ikisi Akatlardan geliyordu.Cenk’te mükemmel bir pivot özellikleri vardı boyu da uzundu.Çağ ise tam bir guard.Çok yetenekli çocuklardı.Diğerleri de bayağı iyiydiler.

Çilekli yokuşundan aşağı inerken sağda bir basketbol sahası vardır.O zaman etrafı da açıktı.Zemini de betondu.Ama bizim için hiç sorun değildi.İdmanlara başladık.Ahmet işe fundamental’den başlamıştı.Şut atarken ayakların açısı dirseklerin duruşu,topun tutuluşu her şeyin temel olarak doğru olması için sabırla çalışıyor çalıştırıyordu.Çocuklar da büyük bir dikkatle ve istekle hocalarını dinliyor ve söylenenleri yapmaya çalışıyorlardı.

Ben de koltuğumun altında bir dosya kenardan onları izliyordum.Uzaktan attıkları şutların çoğu girmiyordu.Ve Ahmet kızarak mola verdi gidin elinizi yüzünüzü yıkayın kendinize gelin dedi. O sırada ben elimdeki dosyayı kenara bıraktım ve çocuklara atın bakayım şu topu bana dedim.Çocuklar topu bana attılar ve alaycı gözlerle ne yapacağıma bakmaya başladılar.Ben topu yere vurdum ve üçlük gibi bir mesafeden(o zaman üçlük sayı yoktu) topu potaya gönderdim ve o top deliksiz tabir ettiğimiz şekilde çembere girdi.Bir anlık şaşkınlıktan sonra büyük bir şamata koptu.Hemen topu yakalayıp bana attılar.Hüseyin ağabey bir daha atsana dediler.Bir daha atarmıyım hiç, tabii ki atmadım ,bütün ısrarlarına rağmen ,yüz kere atsam girmezdi o bir mucizeydi.Karizmayı çizdirmedim haliyle...

Bu anımı hep gülümseyerek hatırlarım .Arada sırada yeri gelince anlatırım.

Yenilevent’li arkadaşlarımızdan Tansu Denizoğlu Birinci voleybol liginde voleybol oynuyordu.O sıralar Büyükdere Boronkay da yada Samsun D.S.İ deydi.Tansu bizim gizli finansörümüzdü.Yardım yapardı, fakat bilinmesini pek istemezdi.Akçamspor iyi niyetin hakim olduğu bir yer sizleri tanıyorum ve inanıyorum onun için de bu parayı severek veriyorum diyerek kaç defa bin lira verdiğini biliyorum.(Bugünün yüz milyon lirası gibi bir para)

Basketbol takımı için de formaları yaptırmayı o üstlendi sağolsun çok güzel bir takım basketbol forması yaptırmıştı.Futbolcuların kullandığı yeşil eşofmanlarımızı da toplayıp basketçilere verdik ve ilk maçımıza çıktık.

Maçımız idman yaptığımız sahada idi.Rakibimiz Uçaksavar takımıydı.Onlar daha önce kurulmuş ve oturmuş kadrolarıyla bizi yendiler ama biz de kolay teslim olmadık çok güzel bir maç oldu.

Fakat daha sonra okulların açılması havaların bozmasıyla çalışmalarımız aksadı.Başka bir rakip de yoktu ne yazık ki basketbol faaliyetimiz böylece kaldı.

Şimdi düşününce ; en çok üzüldüğüm şey o güzelliklerden kalan, bir kare fotoğrafımız bile yok elimizde ...