Ana Menü
· Ana Sayfa
· İncelemeler
· Dosyalar
· S.S.S
· Forum
· Web Linkleri
· Haber Kategorileri
· İletişim
· Resim Galerisi
· Arama
· İncelemeler
· Dosyalar
· S.S.S
· Forum
· Web Linkleri
· Haber Kategorileri
· İletişim
· Resim Galerisi
· Arama
Çevrimiçi Kullanıcılar
· Çevrimiçi Ziyaretçiler: 3
· Çevrimiçi Üyeler: 0
· Toplam Üye Sayısı: 14
· En Yeni Üye: ahmet guney
· Çevrimiçi Üyeler: 0
· Toplam Üye Sayısı: 14
· En Yeni Üye: ahmet guney
Üye Girişi
Henüz Üye Değil Misiniz?
Buraya Tıklayarak Üye Olabilirsiniz.
Parolanızı Mı Unuttunuz?
Buraya Tıklayın
Kısa Mesajlar
Mesaj göndermeniz için üye olmanız gerekmektedir.
15/09/2009 23:05
BEN EFDAL bERK fETHİYEDEN KUCAK DOLUSU SEVGİLER MERHABA AKÇAMSPORLULAR TeL:0536 3061916
22/07/2009 16:06
tüm akçamspor camiasına selamlarımı gönderiyorum.akçam
sporluyuz....
sporluyuz....
İkinci kuruluş hikayesi-1979
Hüseyin Çetinkaya beni buldu.O zaman onun adı Küçük Hüseyin’di mahallede benimle adı karışmasın diye öyle bilinirdi.Hüseyin Ağabey seninle bir şey konuşmak istiyorum dedi.Ben de söyle Hüseyin’ciğim seni dinliyorum dedim.“Biz mahalledeki gençler biraraya geldik Akçamspor’u yeniden kuracağız.Camcı Ahmet’lerin dükkanında toplanıyoruz arkadaşlarla aramızda konuştuk seni de aramızda görmek istiyoruz kabul edersen çok sevineceğiz.”dedi.
Bir an sustum .Eski günlerimiz gözümün önüne geldi.Güzel günlerimiz gerçek olan hayallerimiz.Ve acı günlerimiz üç arkadaşımızın(Azimet,Haluk, Orhan) Ümitspor’a gidişi takımın dağılması...
Onlardan çok sonra Çt.Ümitspora ben de gitmiştim.Aylarca topa küsmüş mahallede bile oynamamıştım.Bir Cuma akşamı Azimet bana Çeliktepe’ye toplantıya gideceğim sen de benimle gelsene dediğinde merakımdan onunla Ümitspor’a gitmiştim.Akçamspor’da olmayıp ta Ümitspor’da olan şey neydi ki bu üç arkadaşımız orada oynuyorlardı.Çeliktepe camisinin yanından inen yolda 100 m kadar aşağıya yürüdük.(Yıldırım Beyazıt Caddesi ) Sağ kolda giriş dükkandan içeri girdik.Küçük bir yerdi bir ping pong masanının etrafında sandalyelerde arkadaşlar oturuyordu.Sözde Azimet beni tanıştıracaktı fakat gördük ki oradaki birçok kişiyi ben zaten iyi tanıyordum.Kel Turgay ile orta okuldan sınıf arkadaşı idik.Eyüp ile lisede aynı sınıfta okumuştuk.Diğerleri de okuldan filan hep tanıdık simalardı.Beni çok sıcak karşıladılar benim de takıma katılmak için geldiğimi sandılar.Aziz hoca ve Hayati(Parmaksız)hoca ‘ya beni bu da bizim arkadaşımız Hüseyin diye tanıştırdılar.Orada hiçbirşey diyemedim ve kendimi Çeliktepe Ümitspor’da bulmuş oldum.
O zamanlar Ümit, Tuna gibi büyük kulüplerin futbolcu kadroları çok geniş olduğundan A takımı ve B takımı olarak ikişer takımları vardı ve ben B takımından başladım.Sözde orada kendimi gösterip A takımına çıkacaktım.Haluk böyle demişti.Herhalde dalga geçmiş benimle.Takımda bizim Adanalı Orhan defansın göbeğinde Osman(Bursalı) ile birlikte oynuyorlar.Orhan’ı biliyorum süper bir defans adamı.Sayesinde terlemeden bitirdiğim maçlar olurdu.Her topu kestiğinden ,her yere yetiştiğinden libero olarak bana süpürecek top kalmazdı zaten .Osman da felaket bir adam hızlı,sert,cesur,teknik ,defansın dinamosu .Benim defansın göbeğinde kendime yer bulmam imkansız.Ben bunu ilk maçı seyredince anladım ama ne çare.İlk idman için Salı akşamı Philips’e gittim.Yirmiye yakın kişi vardı sahanın etrafında 15 tur kadar koştuk.Ben aylardır hiç spor yapmamışım ama sigaram yok kilom yok( Zaten hep 55kiloydum.Şimdi 72 kiloyum) Gururumdan kendimi zorluyorum. Koşuyu hiç aksamadan geride kalmadan bitirdim.Sıra kültür fizik hareketlerine geldi Hayati hoca bir sürü hareket yaptırdı.Zor şer yaptım.Fakat herkesin bir eşi vardı benim eşim Kenan(Laz)’dı.Bir harekette karınca yürüyüşü deniyordu galiba arkadaşının ayak bileklerinden tutuyorsun iki kişi bir kişi gibi elleri ve ayakları üzerinde yürüyor.Tabi tutuşu yapacakken aniden belimde kırç diye bir ses ile bıçak batmış gibi bir acı hissettim.Orada idmanı bıraktım.Aksine idmanda ondan sonra sona erdi.Ertesi gün sabah yataktan kalkmam ve yürümem gerçek bir ızdıraptı.Bu hafta sonuna kadar devam etti.İnşallah hoca beni oynatmaz diye dua ediyorum.Neyseki yedektim son 15 dakika oyuna girdiğimde ayağıma top gelmesin diye dua ediyordum ve pek top gelmedi de o maçı öyle atlattım.Ertesi hafta benim hamlığım devam ediyordu ve hoca beni sağbek olarak ikinci yarıda oyuna aldı.Tabi ben yine dökülen yapraklara devam.Ondan sonra sessizce ortadan kayboldum.Bir daha oralara gitmedim.Onlar da beni arayıp sormadılar.
Orada gördüğüm şeylerden yine de çok etkilendim.Orası bir kulüptü, bir kurumdu yönetici vardı,hoca vardı,idman vardı,toplantı vardı,Kulüp vardı.Her hafta futbolculardan aidat toplanıyordu.
Bizim Akçamspor’da bunların hiçbiri yoktu.Bizim Akçamspor’umuz bizim bir hayalimizdi o kadar..Ama yine de bizimdi biz 18 yaşımızda kurmayı başarmıştık.Mahallemizden büyüklerimiz başımıza geçseydi bizi yönetseydi,bize ağabeylik yapsaydı biz de kurumsallaşabilirdik.
Bütün bunlar saniyeler içinde aklımdan geçti ve Hüseyin’e dönerek bak Hüseyin bizler de genç yaşımızda Akçamspor’u kurduk fakat hiçbir büyüğümüz bize sahip çıkmadığı için yaşatamadık.Şimdiki gençler madem ki yeniden aynı duygularla bu yola çıkmışlar bizim yaşadığımızı onların yaşamaması için ben bu işte varım. Camcıdaki toplantıya da geleceğim dedim.
Hüseyin sevinerek yanımdan ayrıldı .4.Levent’e gençlere bekledikleri iyi haberi vermeye gitti.
Söylenilen gün 4.Levent’e camcı Abidin ve Zeynel ağabeylerin dükkanına gittiğimde semtimizin gençlerinin ne kadar büyümüş olduklarını görünce şaşırdım.O bizim ayakkabılarımızı çantalarımızı taşımak için yarışan maçlarımızı seyretmek için yürüyerek Philips’e gelen ufacık çocuklar büyümüş serpilmiş kendileri futbol oynayacak duruma gelmişler.Ünal,Aptiş,Vedat ve diğerleri.Bana dikkatli gözlerle bakıyorlar ne diyeceğimi merak ediyorlardı.
Ben de onlara Akçamspor’u yeniden yaşatmak için bana yapılan daveti sevinerek kabul ettiğimi bizim yaşadığımız eksikliği onların yaşamaması için orada olduğumu söyledim.
Yorum
Yorum yaz
Yorum göndermek için lütfen üye girişi yapın.
Oylama
Sadece üyeler oylayabilir.
Lütfen Üye olun ya da Üye girişi yapın.
Lütfen Üye olun ya da Üye girişi yapın.
Henüz bir oylama yapılmamış.

